Kaldırım Takıntısı

Kaldırıma indi, elindeki çantayı apartman kapısının dış pervazına dayadı. Sonra yere, bağcığı düğüm tutmayan ayakkabısına doğru eğildi. Gevşeme eğilimli bağcığı bağlamak üzere eğildiğinde kafası kalp seviyesinin epeyce aşağısında kalmıştı. O sırada beynine üşüşen kan etkisini göstermişti ki durumunu tanımlayan en doğru cümleyi ‘şıp’ diye buluverdi. “Evet. Ben artık hayatı kaldırımlardan izleyen bir adamım,” diyerek özetledi son durumunu. Hoşuna giden bu tanıyı birkaç kez daha yineledi. Ezberine almak ister gibiydi sanki. (S.8)