Kaldırım Takıntısı

Gururuna yedirmesi güç olacaktı elbet ama, “İmdat, polis yok mu?” diye bağırmak o ana kadar aklına gelen çözümlerin içinde en yasal olanıydı. Buna yeltenmek için çevrede imdada yetişmeye istekli, yanı sıra yürekli birileri olmalıydı. Çünkü böyle durumlarda güvenlik güçleri her zaman geç kalıyordu. Geldiklerindeyse sadece kanlar içinde yerde uzanan maktulün üzerini gazeteyle örtmek, tespit için savcılığa haber vermek kalmaktaydı onlara. Kaçamak bir bakışla çevreyi gözden geçirdi. Ne yazık ki gözüne bileği kuvvetli, babayiğit görünümlü birileri ilişmemişti. Serhat’ın bakışlarını ustalıkla yakalayan ama yanlış yorumlayan karanlık adamlarsa umulmadık bir tehlikeyi zamanında bertaraf edebilmek için etrafı kolaçan etmeye başlamışlardı. (S.234)