Kaldırım Takıntısı

Piyangocu kız aniden karşı kaldırımdaki tuhafiyeciye yöneldi. İçeri girer girmez de telefonuna sarıldı. Vitrinde sergilenen külotlu çorapların arasından Serhat’a doğru bakıyordu o sırada. Kaçamak bakışlar, garip davranışlar... Serhat vitrindeki çorap, külot, havlu kalabalığına rağmen onu görebiliyordu. İşkillenmişti. Bütün bu kuşku uyandırıcı davranışların nedeni neydi? Bu kız, telefonun karşı tarafındakine onun hakkında bir şeyler mi aktarıyordu? Ne zaman piyangocu kıza kaçamak bir bakış yöneltse kızın da belli etmemeye çalışarak kendisine baktığını fark ediyordu. Yoksa o sivil polis miydi? Amirine bilgi verip kıskıvrak yakalaması için takviye ekipler mi çağırıyordu? “Bu işi daha önce cadde de yapabilirlerdi,” diye düşündü bir an ama yüreğine su serpemedi. Öyleyse davranışlarındaki garipliğin başka bir anlamı mı vardı? Polislikte acemi oluşundan veya mesleğini kadınca yorumlayışından mıydı? (S.126)