Kaldırım Takıntısı

Yakın zamanda Türkiye’de şubeler açan o uluslararası banka da kaldırıma düşenler arasındaydı. Kredi kartı dağıtmak amacıyla kaldırıma kurulan tezgah başlı başına bunun kanıtıydı. Tezgahın başındaki iki dirhem bir çekirdek giyimli genç bankacı gözüne kestirdiği yayaları yoldan çeviriyor, ısrarla kredi kartı vermeyi öneriyor, direnenlere dil döküyordu. O da olmazsa dandik bir hediyeyle kandırmaya çalışıyordu. İlk yağmurdan sonra telleri eklem yerlerinden kopacak bir şemsiye... Serhat önce uzaktan seyretti olanları, sonra o memura neşe içinde yaklaştı. Sorusunu onun atak yapmasına izin vermeden alaycı bir ifadeyle sormuştu… “Siz de mi?” “Anlamadım beyefendi…” “Siz de mi, dedim. Siz de mi düştünüz buraya?” “Pardon, yine anlayamadım… Nereye düştük beyefendi?” “Kaldırıma… Yani siz de mi kaldırıma düştünüz, demek istedim…” (S.162)